Organlarımızın nerede olduğunu öğrenmek için illa ki ağrımaları mı gerekiyor ya da acımaları? Artık biliyorum bir kalbim olduğunu ve nerede durduğunu çünkü tam orası acıyor… Doktor eline aldı kalbimi:
- “Sen inanmıyorsun ama bak hala yaşıyor, yaşıyor ve sağlam” dedi!
- “Onu içimden çıkarmanızı istiyorum” diye yanıt verdim!
Doktorun “yazık” diyen bakışlarını gördüğüm ilk çöp kutusuna attım ve sonra düşündüm sürekli ağrıyıp arada bir de acıyan bu yerimi de kaybedersem benden geriye ne kalacaktı?
Ağlamak için erken bir saatti…
Bir yerlerde “bazılarının ergenliği uzun sürer” diye bir yazı okumuştum. Üzerime yapışan bu teenage algısını söküp atmak için annemin saçımı okşamalarını verebilirdim. Yaşlanmamanın bedeli bu olmamalıydı…
“Biraz sakin ve huzurlu ol” diyen herkese o kadar uzun boylu olmadığımı söylüyorum! Sakin bir yaşam var, evet ve ben nerede olduğunu da gayet iyi biliyorum ancak uzanamıyorum, boyum bu kadar kaldı! Ayak parmaklarımın üstünde ne kadar yükselsem de huzurun olduğu yere erişemiyorum!
“Soru(n)larını kafanda çözebilirsin diyen herkesten bağırarak uzaklaşmak istiyorum, ben de biliyorum soru(n)larımın çözümünün ne kadar basit olduğunu ben yalnızca bana işkence eden bu hislerin çözümünün bu denli basit olmasına tahammül edemiyorum, dayanamıyorum!
Tüm bunlar kimi eğlendirmek için? Kimin gösterisine uşaklık ediyorum ya da şaklabanlık?
Doktor kalp atışlarımı dinletti Tik tak tik tak tik tak …
Nefret ettim bu ezgiden, durduğunda çıkacak olan sesi merak ediyorum sadece…
Güzel sözlerle kandırılacak yaşı ne zaman geçtim?
İyi günler, günaydın, bir paket Winston (soft) lütfen, merhaba, allah belanı versin, seni seviyorum vs.. Tüm bu kalıpları yanlış zamanda, yanlış kişiye, yanlış vurgularla söyleyenler kaybediyormuş, bir tek bunu öğrenebildim…
Peki, ya güzel sözler?
Doktor –yine de- ilaç yazmak istediğinde kalp ağrım için, ona “benim müziklerim var” diye cevap verdim!
Hangi müzik hangi acıya iyi gelir benden daha iyi kimse bilemez, Nick Cave mesela acıdan uyuyamadığınız gecelerde sizi kollarında uyuttuğu gibi acınızdan öper bir de…The Clash dünyayı yakabileceğinizi hissettirir… Leonard Cohen 400 mg antidepresan yerine geçer… Sayfalar dolusu kimin neye iyi geldiğini yazabilirim…
Peki, ama neden ruh halim stabil kalamıyor?
Doktorun yapamadığını ben yaptım, artık bir kalbim yok, hissetmiyorum, iyiyim…
* Nilgün Marmara
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder